poem of the atoms I ve II - Armand Amar

Müzikler Bab’aziz filminden. Komposörü Armand Amar.

Alıntı: Siber-Buluşmalar, Zygmunt Bauman

“İnternetle büyüyen kuşak ilk çapkınlık randevularını verirken, siber-buluşmalar da gerçekten atılım kazanmaktadır. Ve bu son sığınak değildir. Bu bir boş vakit faaaliyetidir. Bir eğlencedir.”

The Craying Game - boy george

I know all there is to know about the crying game
I’ve had my share of the crying game

First there are kisses, then there are sighs
And then before you know where you are
You’re sayin’ goodbye

One day soon I’m gonna tell the moon about the crying game
And if he knows maybe he’ll explain

Why there are heartaches, why there are tears

Alkazar'dan geçmişe ve bugüne

Beyoğlu Alkazar Sineması kapanıyormuş. Bunun sadece bir sinema salonun kapanmasından çok öte bir anlamı var tabii. Hem AVM olarak da söz edilen alışveriş merkezlerinde ultra-lüks bile denilebilecek sinema salonlarının sayısının artması, hem internetten indirilebilir filmlere talep hem de VCD ve ardından DVD giderek Divx vb. formatlarla sinemaların evlerin salonlarına taşınması da bunda etkili olmuştur. Kaldı ki Alkazar Sineması 1994’ten beri faaliyette olan ve “sanatsal” dediğimiz filmlerin ağırlıklı olarak gösterildiği bir sinemaydı.

pagan poetry - björk


Pedalling through
The dark currents
I find
An accurate copy
A blueprint
Of the pleasure
In me

Swirling black lilies totally ripe
A secret code carved
Swirling black lilies totally ripe
A secret code carved

He offers
A handshake
Crooked
Five fingers
They form a pattern
Yet to be matched

On the surface simplicity

kitap tanıtım: Tarih Felsefesi

TARİH FELSEFESİ
DOĞAN ÖZLEM

Say Yayınları 1. Baskı, 2010
480 s. ISBN: 978-975-468-860-3

TARİH NE İŞE YARAR?

DERYA ÖNDER

Kendi başına bir ana disiplin olan felsefe, giderek pek çok alanın kendi argümanını oluşturmasında ve o alanı oluşturan öğelerin ilişkilendirilmesinde en büyük kaynaklarından birisi haline gelmiştir.

Mimarlık Üzerine On Kitap - Vitruvius

Okula başladığımda, daha doğrusu bölümü kazandığımda çok mutlu olmuş, kendimle çok gurur duymuştum. Çünkü mimarlık gözümde hakkında çok az şey bilmeme rağmen bir sanattı. Okulun ilk günlerinde proje çantası ve T cetveli (artık yok tabii ki) taşımak ayrı bir sevinçti. Biz mühendislik öğrencileri gibi hesapların arasına gömülmeyecektik. Yaşamda gördüğümüz her şeye bakmak bizim işimiz olacaktı. Birkaç mühendislik dersi dışında tüm derslerimiz de buna ya da malzemeyi tanımaya yönelikti aslında.

güzel ülkem 3

in

Biliyorum çok hoş bir şey değil içinde olmadığın bir konuşmaya kulak misafiri olmak… Ama üzgünüm, duydum ve duymakla kalmadım, önümdeki kâğıtlara not aldım. Biz dolmuşta böyle konuşabilen, özgür, açık, zihni hür, kalbi hür, vicdanı hür bir toplumuz. Her türlü “cell” bize fazla konuşma özgürlüğünü verdi, kendilerine müteşekkiriz. Ama bir sevgili, ama bir dost ama kim? bilemiyorum…

Ama diyaloğun monolog kısmı şöyle:

-Sen neyin peşindesin?
-…
-Boş ver…
-…
- Sen neyin peşinde olmak istiyosan, onun peşinde ol…
-…

Jack the Ripper ya da Karındeşen Jack

Bugünlerde müzik bana en iyi gelen şey galiba. Ve galiba bir daha dünyaya gelsem müzisyen olmak isterdim. Jack the Ripper grubuna dün tesadüf ettim. İsmiyle de enterasan tabii.. 1880 lerin sırrı çözülememiş seri katilinin adını alan Fransız bir grup. Çok az şey var haklarında İngilizce. Alttan girip üstten çıkarak sonunda fransızca da olsa sitelerini buldum.

A Thousand Years - Sting / A thousand Years - Damien Hirst


A thousand years, a thousand more,
A thousand times a million doors to eternity

İçeriği paylaş

Başa dön