nietzsche

yazarak düşünmek

Buraya yazmaya başlayalı 3 yıl 27 hafta olmuş. Hemen hemen ilk bir yılı, belki de daha fazlasını, siteye koyduğum bazı yazı ve şiirleri öylece tutarak geçirdim. Sonra yavaş yavaş olan biten ya da aklımdan geçenleri, geçtiği şekilleriyle aktarmaya başladım. Giderek bir blogdan öte bir türlü kendini ifade edebilme yerine dönüştüğünü söyleyebilirim. Sözünü dilediğin kadar, dilediği gibi söyleyebilme yeri.

Türk Kaderciliği - Nietzsche

T ü r k k a d e r c i l i ğ i - Türk kaderciliğinin en temel hatası, insanı ve kaderi iki ayrı şey olarak karşı karşıya getirmesidir: İnsan, kaderine karşı koymaya, onu engelleme çalışabilir, ama kader her zaman zaferi kazanacaktır, der; bu nedenle en mantıklısı boyun eğmek veya keyfe göre yaşamaktır. Gerçekte ise her insan kendi içinde bir parça kaderdir; belirtilen şekilde kadere karşı koyduğunu sandığında, kaderi de yaşamış olur.

nietzsche - "suç", "kara vicdan" ve benzerleri

[...]
Söz verebilen bir hayvan yetiştirmek - insan açısından bu, doğanın kendine yüklediği paradoksal bir görev değil mi? İnsanla ilgili gerçek bir sorun değil mi? Bu sorunun büyük ölçüde çözülmüş oluşu, karşıt kuvveti, unutkanlık kuvvetini tümüyle anlamış birine çok şaşırtıcı görünmelidir. Unutkanlık, yüzeysel olarak bakıldığında sanılabileceği gibi, bir ves inertia (süregelme kuvveti, atalet kuvveti, dirençli kuvvet) değildir.

İçeriği paylaş

Back to top