Negatif Sessizlik

"[...]
1. Sessizlik edebiyatın avangard geleneğine işaret eder. Amacımız doğrultusunda bu gelenek Sade’dan Beckett’e uzanır. Bu geleneği karşı-edebiyat olarak adlandırmak isteyebiliriz.

2. Sessizlik akıldan, toplumdan ve tarihten uzaklaşmayı, insanoğlunun yaratılmış dünyasındaki her türlü meşguliyetten ayırmayı [ayrılmayı], her türlü toplumsal varoluş biçimini feshetmeyi işaret eder. Bu insani sistemlere karşı koyan ve hatta onları bozan radikal ampirizmdir ve o, günlük sözcüklerdeki boş lafları ortaya çıkarır.

Ayların en zalimidir nisan

in

Çorak Ülke

...
Ayların en zalimidir nisan, leylaklar
Açtırır ölü topraktan, yoğurup
Bellekle isteği, diriltir
Ölgün kökleri bahar yağmurlarıyla.
...
Hangi kökler kavrar, hangi dallar büyür
Bu taş yığınında? Ey insanoğlu,
Bilemez, kestiremezsin, çünkü bildiğin ancak
Bir kırık suretler yığınıdır güneşin kavurduğu,
Ne ölü ağacın gölge, ne cırcırböceğinin huzur
Ne de kuru taşın su sesi verdiği. Yalnız
Bu kızıl kayanın altı gölgelik,
(Gel, sığın gölgesine bu kızıl kayanın),
Ve ben sana öyle bir şey göstereceğim ki,
Ne seni sabahları izleyen gölgendir bu,

Eleni'nin dansı

Son zamanlarda gördüğüm en güzel şey...

bakış'taki aşk

Bir aşk ne zaman biter? Bakış'taki aşk solduğu zaman. Hayretle açılan gözler, hayranlıkla izlemeye başlar önce. Bu bakış sadece güzellik için değildir. Bir varlığın diğerine sen ne zamandan beri varsın, vardın da bana niye şu zamana kadar görünmedin deyişindeki hayretin ifadesidir. Artık hep görebilecek olmanın, bakmaktaki sevmenin, söylenmeyen her şeyin söylenilmeyen her anda bakışa yüklenmesidir.

nerdeysen hep ordan başlarsın

in

insanın gidip gidip dönebileceği bir yer olması güzel. ev'ler de bu yüzden çok kıymetlidir. dünyaya gidip gidip eve döneriz. bazen yalnız, bazen başkalarıyla, bazen sadece izlerle ya da hatıralarla. hatıra olmaya aday taze anlar ya da bir türlü eskimeyen eski hatıralar. biz dursak da hayat durmaz. biz hareket ettiğimizde de geçtiğimizi düşündüğümüz zamanlar bazen geçilmemiş olarak kalırlar. yaşanmış ama üzerinden geçilememiş ne çok an vardır. her şey bir başkası için de bizimkiyle aynı anda ilerliyor sanırız. oysa bütün takvimler tek kişiliktir.

gül, ey saf çelişki

in

"gül, ey saf çelişki, nice gözkapağının altında
hiç kimsenin uykusu olmamanın
sevinci."

Rilke'nin mezartaşında yer alması için hazırladığı dizeler...

[Seçilmiş Şiirler, Rilke, çev. Turan Oflazoğlu, 1. basım Adam Yayınları, 1976, s. 13]

yayımlanmış şiirlerden: altıpatlar

altıpatlar

altı

dönüp duruyordu birlikte çevrilen topaç
çocuklar yaslı oldukları kadar da yasalıydı
hangi oyunlar yalnız oynanacak
hangilerinde “ bir çeteyiz biz”
bozup kurup yıkarak geçip mahallelerden
aralarına dalacağız kentlilerin
geri kalmış kendilerimizin ardından
daha zaman varken. büyümeden. toz. duman. yıkım.
dan.dan.dan.dan.dan.dan

beş

sabahları bir ağacın dalına çengel gibi asılıyordu gün
birikiyordu yağdıkça kin… dün, önceki dün, yarın
habire yağıyordu dil dinmeyecekmiş gibi

kaygı duyulması gereken ilk kişi

“Başkalarını tahakküm altına alma ve onlar üzerinde tiranca bir iktidar kullanma tehlikesi yalnızca bir insanın kendisi için kaygı duymamasından ve dolayısıyla kendi arzularının kölesi durumuna gelmesinden kaynaklanır.

Çapulcu Şarkılar by Çapulcular

İçeriği paylaş

Back to top