
şiir kapanı
Posted September 30th, 2010 by deryaonderBütün açılarıyla denk düşer mi emin değilim ama aklımda böyle bir şey dolaşıp duruyor. Bir defa şiir büyük bir çoğunluğun zaten umurunda olmadığı için, mekanizma tam da "kapan"da olduğu gibi, siz onunla temas edince çalışmaya başlıyor. Yani havyan orda kendisi için cazip bir şey olduğunu varsayarak uzanıyor önce...
- 1 yorum
- Devamını oku
- 3592 okuma
dünyayı paranteze almak
Posted September 29th, 2010 by deryaonderBir gün sonra ek yapmış olayım. Dünyayı paranteze almak elbette benim icadım değil. Ama yukarıdaki bundan yola çıkarak yaptığım benim çalışmam. Husserl fenomenolojisinden bahsederken "epokhe"yle bağlantılı hatta redüksiyonla (indirgemeyle) birlikte geçiyor. Okuduğum çeviride "ayraç" diyor mesela ama ben "parantez"i daha çok seviyorum.
- Yeni yorum ekle
- Devamını oku
- 6581 okuma
Şairin Bir Okur Olarak Portresi
Posted July 29th, 2010 by deryaonder(Bu yazıyı 5 Mayıs 2010'da yazmaya başlamıştım ve başlarken yarım kalacağını düşünmemiştim. Düşündüğüm ikinci bir başlık da "ikinci yeniyi aşamayan okur" olacaktı...)
- 2 yorum
- Devamını oku
- 4243 okuma
egosantrik şiir
Posted July 25th, 2010 by deryaondernihayetinde insan küser. bizim şiir tarihimiz biraz da küsmeler tarihidir. çok şair vardır, an gelmiş çekilmiştir. küsmüştür. nerden mi çekilmiştir? şiirden, şiir kamusundan, dergilerden, eskilerin meyhane buluşmalarından... kiminde tavşan dağa küsmüştür, dağın umurunda olmamıştır. kiminde tavşan küstüğünün dağ olmadığını bir vakit gelmiş ancak fark etmiştir. içi rahatlamıştır. kiminde "zirvedeyken" çekilme planı uygulanmıştır. (zirveler haritada işaretlenmemiştir)
- Yeni yorum ekle
- Devamını oku
- 4417 okuma
estetize edilmiş acı
Posted July 24th, 2010 by deryaondero kadar da zor değil aslında...
alışkanlıklarımızı değiştirerek yaşamımızı değiştirebiliriz. bundan ille arabesk bir anlam çıkarmak gerekmiyor. bu ülkedeki tek sorunlu insan grubu okumayanlar, yazmayanlar, izafiyet teorisinin ne anlama geldiğini bilmeyen insanlar değil.
- Yeni yorum ekle
- Devamını oku
- 4398 okuma
On Adımda Unutmak (Anti-Prometheus)
Posted July 20th, 2010 by deryaonderŞahika Tekand ve Esat Tekand tarafından 1988 yılında kurulan Stüdyo Oyuncuları "Promethiade" kapsamında önceki akşam ve dün akşam "On Adımda Unutmak (Anti-Prometheus)" adlı oyunu oynadı. Promethiade, 2010 yılı başkentleri olan İstanbul ve Ruhr'a eklenen Atina'yla birlikte çiftdilli ve üç şehirde de sahnelenmek üzere tasarlanan bir proje. Promethe çaldığı ateşle Avrupa'ya ve Avrupa insanına aydınlığı/ışığı getirmesiyle mitolojik bir figür olarak merkezde yer alıyor bu projede.
- Yeni yorum ekle
- Devamını oku
- 5342 okuma
Henry Cartier-Bresson / Modern Yüzyıl
Posted July 20th, 2010 by deryaonderHenry Cartier-Bresson
"Modern Yüzyıl"
11 Nisan 2010- 28 Haziran 2010 tarihleri arasında MOMA (Modern Sanatlar Müzesi) New York'ta açılan bir sergide yer alan Bresson Fotoğrafları.
linkten izlenebilir.
- Yeni yorum ekle
- 3970 okuma
teardrop - massive attack
Posted July 14th, 2010 by deryaonderLove, love is a verb
Love is a doing word
Fearless on my breath
Gentle impulsion
Shakes me makes me lighter
Fearless on my breath
Teardrop on the fire
Fearless on my breath
Nine night of matter
Black flowers blossom
Fearless on my breath
Black flowers blossom
Fearless on my breath
Teardrop on the fire
Fearless on my breath
Water is my eye
Most faithful mirror
- Yeni yorum ekle
- Devamını oku
- 3794 okuma
"senisevmiyorsevseydi"
Posted July 13th, 2010 by deryaonder"Ve ben, senin bilgisizliğinin artmasına izin verdim. Fakat hiçbir şeyi unutmadım. Ve hepsini aklıma yazdım. Ve sana izin verdim ki, bilmeden yaptığın eziyet artsın. Ve sonunda artık dayanamıyorum diyebilmek için ben de bilmeden bu oyunu oynadım sana. Ve bulaşıkları yıkadım. Ve bütün sözlerimi yarıda kesmene izin verdim. Ben ki, bu konuda kimseye yetki vermemişimdir. Oysa, elimin tersiyle seni yıkabilirdim. Bıraktım ki, sen kendi sonunu hazırla. Ve bana bütün yaptıklarını bir bir aklımda tuttum.
- Yeni yorum ekle
- Devamını oku
- 3998 okuma
Neden Şair Olmayabilirsiniz? (!!)
Posted July 7th, 2010 by deryaonder- Eğer şiir yazdığınızda geceyarısı da olsa (hatta özellikle geceyarısı) okumak için yanınızda uyuyan sevgiliniz ya da karınızı/kocanızı uyandırmıyorsanız ya da telefon edip ona telefonda şiirinizi okumuyorsanız;
- Eğer kitabınızın adı “tatile giderken yana alınacak kitaplar” listesinde geçmiyorsa;
- Eğer bir köşe yazarı ya da eleştirmen kitabınızdan söz etmediyse;
- Eğer hâlâ kişisel bir manfiesto yazmadıysanız;
- Yeni yorum ekle
- Devamını oku
- 3701 okuma
