"Tarihin Meleği" - Walter Benjamin

Klee'nin Angelus Novus isminde bir tablosu vardır. Bu tabloda, gözlerini ayırmadan üzerine düşünmekte olduğu bir şeyden uzaklaşmak üzereymiş gibi duran bir melek resmedilmiştir. Gözleri dimdik bakmaktadır, ağzı aralıktır, kanatları da açılmıştır. İşte tarihin meleği de böyle görünmelidir. Yüzü geçmişe dönüktür. Bizim bir olaylar silsilesiyle karşılaştığımız yerde, o ayağının ucuna savrulan üst üste yıkıntılardan oluşan tek bir felaket görür.

son mektup, son cümle

Mektubumu ya da bir kopyasını sakla, benimsediğin yoldan ilerlemeye devam et. (platon, mektuplar, son mektup, son cümle)

Jürgen Habermas - "Anti-modernizm" - "Pre-modernizm"- "Post-modernizm"

Batı dünyasının az çok tümünde kapitalist modernleşme süreçleri gibi kültürel modernizme karşı eleştirel eğilimleri de azdıran bir anlayış gelişmiştir. Sanat ve felsefenin olumsuzlanması çağrısında bulunan programların iflasından doğan düş kırıklığı, muhafazakar tavırlara bahane bir bahane olarak kullanılmaktadır. "Genç muhafazakârlar"ın anti-modernizmi "yaşlı muhafazakârlar"ın pre-modernizminden ve yeni-muhafazakârların post-modernizminden kısaca ayıralım.

Paşa Gönüller Çağı

in

Paşa çayı diye bir şey vardı eskiden… Hâlâ var mı bilmiyorum ama artık çocuklara çay içirilmesinden yana değil bilirkişiler… Neyse, paşa çayı kısmı fazla serbest bir çağrışımla alakalı… Asıl mesele paşa gönüller çağı…

şiir dükkânı

in

Taşımaktan esef etmediğim yüklerden birisiydi öteki-siz çıktığında arkadaşlarla onu matbaadan almak ve Pentimento'ya götürmek ya da gerektiğinde kitabevlerine... Her zaman sıkıntılıydı dağıtım işleri, hâlâ düzelmediğini, bu işlerin ancak dergi emekçilerinin olağandışı çabalarıyla ilerlediğini de görüyorum. Aynı şey şiir kitaplarının da değişmez kaderi gibi duruyor.

John Ashbery - Paradoxes and Oxymorons

BY JOHN ASHBERY

This poem is concerned with language on a very plain level.
Look at it talking to you. You look out a window
Or pretend to fidget. You have it but you don’t have it.
You miss it, it misses you. You miss each other.

The poem is sad because it wants to be yours, and cannot.

Katliam

Uluslararası film festivali kapsamında izledim bu filmi birkaç gün önce. Aslında benim seçimim değildi ama günlük kader filmi izlememe neden oldu. İzlemeden önce tüm bildiğim filmin 62. Cannes Film Festivali'nde en iyi yönetmen ve en iyi müzik ödülü aldığıydı. Bir Filipinler filmi olduğu ve bir de Nuri Bilge Ceylan'ın da bu jüride yer almış olması ve filmi çok beğendiği. 2009 Mayıs ayında ilk gösterimi yapılmıştı yani.

Alıntı: Zerdali ile Kayısı - B. Russell

Meraklı bilgiler sadece tatsız şeyleri daha tatsız hale getirmekle kalmaz, aynı zamanda tatlı şeyleri de daha tatlı kılar.

şairin (tek) işi şiir yazmaktır (mı?)

Şiir yazan kişi olarak şairin, yazdığı şiir dışında düzyazı da yazıyor olması (tanıtım, eleştiri ya da poetik yazılar diyelim), dergi çıkarıyor olması da kişinin kendi "şair"lik anlayışının ya da tanımının bir parçasıdır diye düşünüyorum. Şairi sadece şiirini yazan, olup bitenle ilgilenmeyen birisi olarak düşünme düşüncesi bana uzak. O "olan biten" çoğu zaman can sıkıcı, yıldırıcı, bıktırıcı, ne zaman sokağa çıksan (gerçek ve mecazi anlamda) içinde hızla eve dönme isteği (gerçek ve mecazi anlamda) uyandırıcı olsa bile... Seni yorsa bile...

İçeriği paylaş

Back to top